KAPSAMLI GAP TURU

GAP Turları
1000₺

Tur Bilgileri

KONYA –HALFETİ-GÖBEKLİTEPE-ŞANLIURFA-MARDİN-MİDYAT-DİYARBAKIR-ADIYAMAN-NEMRUT DAĞI

 

İnsanlık tarihinde çok uzun yıllar beşiklik eden Güneydoğu Anadolu’nun Mezopotamya Topraklarına yolculuk vakti.

Peygamberler şehri olan Şanlı Urfa…

Doğunun Paris’i Diyarbakır…

Güneşin doğuşunun ve batışının en görkemli halini gören Adıyaman…

Tarih Kokan kendine özgü mimarisi ile masal şehri Mardin…

Doğunun tüm güzelliklerini görebileceğiniz muhteşem bir tur…

 

GEZİLECEK YERLER

HALFETİ –GÖBEKLİTEPE-HARRAN-ŞANLIURFA-MARDİN-MİDYAT

HALFETİ :

RUM KALE -BATIK MİNARE- HALFETİ ULU CAMİİ-ESKİ HALFETİ-HALFETİ TEKNE TURU

ŞANLIURFA:

GÖBEKLİTEPE –HARRAN-HARRAN EVLERİ-HARRAN ÜNİVERSİTESİ –HZ.EYÜP PEYGAMBER SABIR MAKAMI-BAKIRCILAR ÇARŞISI-BAHARATÇILAR ÇARŞISI-BALIKLI GÖL –AYN-ZELİHA GÖLÜ –SIRA GECESİ-ŞANLIURFA KONAKLAMA

MARDİN

KASIMIYE MEDRESESİ –ESKİ MARDİN EVLERİ –ULU CAMİİ –ESKİ P.T.T BİNASI –KIRKLAR KLİSESİ –ESKİ PAZAR –MİDYAT KONUK EVİ –GÜMÜŞÇÜLER –MİDYAT SAAT KULESİ –MİDYAT ARTUK BEY

DİYARBAKIR

Diyarbakır Surları -Diyarbakır Kültür Evi-Ulu Camii-Diyarbakır Kalesi-Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi-Hasan Paşa Hanı-Ziya Gökalp Müzesi

ADIYAMAN

Nemrut Dağında Gün Batımı

Nemrut Dağı Heykelleri:

Kral Antiokhus (Theos), Herakles (Ares-Artagnes),Zeus (Oromasdes),Fortuna (Kommagene tanrıçası) Apollo (Mithras)


Tur Ekstraları

TUR TARİHİ : 28 EKİM -1 KASIM

ÜCRET 1000 TL 

Ücrete Dahil Hizmetler:

3 Sabah Kahvaltısı

2 Akşam yemeği

Urfa Sıra gecesi

Halfeti Tekne turu

Araç içi  ikramlar

Seyahat sigortası

Profesyonel rehberlik hizmeti:

Ücrete Dahil Olmayanlar

Müze ve ören yeri girişleri

Öğle yemekleri

Nemrut ören yeri girişi ve servis ücreti

 

HAREKET SAATLERİ :

KONYA’DAN ÇARŞAMBA AKŞAMI :

BOSNA(MİGROS):22.30

OTOGAR:22.45

KULE:23.00

ANIT(DEVLET TİYATOROSU):23.15

KONYA’YA VARIŞ:

PAZAR SABAH 07.00


Tur Programı

 

TUR PROGRAMIMIZ:

 

Belirlenen hareket noktalarından siz değerli misafirlerimizi aldıktan sonra müzik eşliğinde yolculuğumuz başlıyor.

 

Sabah erken saatlerinde Birecik’te restoranda alacağımız sabah kahvaltımızın ardından Eski Halfeti’ye doğru hareket ediyoruz.

 

Halfeti ;Türkiye’nin en sıra dışı olan Şanlıurfa’nın batı ilçelerinden olan Halfeti kendine has Karagül’ü olarak da tanınmaktadır.2000 yıllarında yapılan Birecik Barajı sonrası sular altında kalan onlarca köy arasında bu esrarengiz ilçemizde sular altında kalmıştır. Halfeti güneydoğu Anadolu’daki ilçeler arasında Milliyetçiliği ile ön plana çıkmaktadır. Bu ilçemizde Vatanına olan sevdalarını ve en çok Türk bayrağımızın asılı olduğu Teknelerde Eski Halfeti’yi görüyoruz.Eski Halfetide zengin kültürel miras olarak ve sayısız güzellikleri görüyoruz. Tekne turumuzda Rum kale önünden geçerek sular altında kalan köyümüze doğru hareket ediyoruz.Rumkale Fırat Nehri ile Merzimen Çayı sularının kavuştuğu noktada yüksek bir kayanın tepesinde konumlanmıştır. Rumkale’deki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşıyor. Kalede bugün görülebilen yapılar arasında Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek vardır. Rumkale’nin 2 ana giriş kapısı var. Biri Fırat Nehri, diğeri ise Merzimen Çayı tarafında bulunuyor. Günümüzde sadece ayaklarının kalıntısı kalmış olan bir köprü ile kara bağlantısı sağlanmaktaymış eskiden. Şimdi ise bu yapılar baraj sularının altında kaldığından sadece tekne turları ile ulaşım sağlanabiliyor. Tekne turumuz ile bu muhteşem yapının yanından geçebiliyoruz ilerleyen yıllarda Kale’nin tamamen turizme açılması için çalışmalar hala devam etmektedir. Tekne ile batık şehir olan Eski Halfeti’ye yanaştığımızda Ulu caminin sular altında kaldığını görüyor ve sadece minarenin hala sağlam bir şekilde sular üstünde kaldığını görebiliyoruz.

 

Halfeti tekne turumuzun ardından Şanlıurfa merkeze girmeden şehire 22  km uzaklıkta olan Göbeklitepe Arkeolojik Alana doğru hareket ediyoruz. Göbeklitepe Arkeolojik Alanı, Şanlıurfa kent merkezinin 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarındadır. Alan 1963 yılında, İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin ortaklığıyla gerçekleştirilen bir yüzey araştırması sırasında keşfedilmiş ve  “V52 Neolitik Yerleşimi” olarak tanımlanmıştır. Alanın gerçek değeri, 1994 yılından sonra başlatılan kazı çalışmaları ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmalar sonrasında, Göbeklitepe’nin 12000 yıl öncesine uzanan bir kült merkezi olduğu anlaşılmıştır. Yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olan avcı ve toplayıcı insan toplulukları zamanında, şehir hayatına henüz geçmeden inşa edilen ilk tapınak olan Göbeklitepe, son yılların "en büyük arkeolojik keşfi" olarak gösterilmektedir. Yaklaşık 12 bin yıl öncesinde nasıl tasarlandığı hala cevap bulamayan tapınak, Mısır Piramitleri'nden ve İngiltere'deki Stonehenge'den yaklaşık 7 bin 500 yıl önce inşa edilmiş olmasıyla da tüm dikkatleri üzerine çekmektedir.

 

 

 

Göbeklitepe ziyaretimizin ardından Şanlıurfa şehir merkezine geçip öğle yemeğimizi alıyoruz. Ardından Haran’a doğru hareket ediyoruz. Harran Kuzey Mezopotamya’nın en seki yerleşim yerlerindendir.İlçe halkının neredeyse tamamı Arap ve Türk  vatandaşlarından oluşmaktadır.Bu neden dolayı Arap kültürü hakimdir.İbrahim peygamber yaşamının bir kısmını burada geçirdiğinden Harrran bu turumuzda özel bir yer almaktadır. Haran’da göreceğimiz eski Harran Üniversitesi kalıntıları ve Kümbet evlerini ziyaret edip burada vereceğimiz çay molasının ardından yol güzergahımızda bulunan Hz. Eyüp Peygamber sabır makamını ziyaret edip ardından Şanlıurfa merkeze doğru hareket edeceğiz.

 

Şanlıurfa merkezde Balıklıgöl ve Ayn-zeliha gölünü ziyaret edeceğiz. Balıklı Göl hikayesinin Babil Hükümdarı Nemrut ile Hz. İbrahim Peygamber arasında geçen olaylar sonucunda oluştuğuna inanılır. Halil-Ür Rahman ve Ayn-zeliha Gölü Efsanesi olarak dillerden dile dolaşıp günümüze kadar gelen bu muhteşem yeri rehberimizden ve bölgedeki halktan dinleyebilecektesiniz.

 

Daha sonra şehir merkezine inip Bakırcılar ve Baharatçılar çarşısında hediyelik alışveriş için serbest zaman verilecektir.

 

Serbest zamanımızın ardından Konaklayacağımız otele geçip yerleşip oradan da sıra gecesine katılacağımız konuk evine geçip bu güzel günün yorgunluğunu bölgeye has türkülerle kebap ve çiğ köftesiyle günümüzü sonlandırıyoruz.

 

Sabah erken saatte alacağımız kahvaltımızdan hemen sonra otelimizden ayrılıp Mardin’e doğru hareket ediyoruz.

 

İlk olarak Kasımiye Medresesi’ni ziyaret ediyoruz. 700 yıllık bir tarihe sahip mükemmel bir mimari yapısıyla,nakış nakış süslenmiş,her köşesi ilim ve irfan kokan Kasımiye medresesi. Orada hem dini ilimler hem fenni ilimler icra edilmiş. Bu iki ilim birbiri ile imtizaç etmiş. Medrese duvarlarnda astronomi ve tıp bilimine ait simgeler mevcut.Artukoğulları zamanında yapımına başlanmış, Akkoyunlu hükümdarı Cihangirin oğlu Sultan Kasım tarafından tamamlanmıştır. Rivayetlere göre Kasım Paşa burada katledilmişler. Kasimiye medresesi eyvanı, rivayete göre, Kasım Paşa’nın kız kardeşi, Kasım Paşa öldüğünde kanlı gömleğini ağıtlar eşliğinde bu eyvanın duvarlarına sürülmüş ve hala o duvarlara su döküldüğünde duvarda ki kan izleri belli olmaktaymış, duvarlardaki kan izlerinin bunlara ait olduğu söylenir.

 

Buradaki programızın ardından Eski Mardin’e doğru hareket edip buradaki kendine özgü mimarisi ile olan Eski Mardin evlerini görüyoruz. Ardından Dilimli kubbesi ve minaresiyle Mardin’in sembolü olan Mardin Ulu Cami, Artuklu Dönemi mimari örnekleri arasında özel bir yere sahip Ulu camii ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Buradan yürüyerek  Mardin’in eski P.T.T binasını ziyaret ediyoruz.

 

Ardından Kırklar Klisesi ziyaretini yapıp Eski Pazardan geçerek alışveriş yapacak misafirlerimize serbest zaman verilecektir.

 

Turumuzun son durağı tarihi taş konakların ,camilerin , kiliselerin Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden olan Midyat’a doğru hareket ediyoruz. Zanaatın ve inancın şehri: Midyat Anadolu uygarlıklarının tarihi şehri Midyat, tarih boyunca İran, Azerbaycan, Kafkasya ve Suriye’den gelen tüccarların uğrak yeri olmuş. Geleneksel el zanaatlarının doruklara vardığı hanlarında, ışık huzmeleri ile aydınlanan çarşılarında, telkâri işçiliğini, çanak çömlekçiliği, taş oymacılığını, bakırcılığı, kuyumculuğu, dericiliği ve dokumacılığı geliştirmiş.

 

Midyat’a gideceğimiz Sıla konağı ziyaretimizden sonra çarşısında Gümüşçülere doğru geçip alışveriş yapacak misafirlerimize serbest zaman verilmektedir. Serbest zamanda dileyen misafirlerimiz konakta kahve molası verebilirler. Midyat bölgesinde turumuzu sonlandırıp Diyarbakır merkezdeki otelimize geçiyoruz. Akşam yemeğimizin ardından dileyen misafirlerimiz şehir turu yapabilirler.

Sabah erken saate Diyarbakır otelimizde kahvaltımızı aldıktan sonra yürüyerek doğunun Sur içinde kalan bölgesini ziyaretimizle turumuza başlıyoruz. Suriçi bölgesi, Diyarbakır’ın asıl yerleşim yeri. 19. yüzyıla kadar, Diyarbakır merkezdeki yerleşim, bu şehir surları dışına hiç çıkmamış. O nedenle de Suriçi denilen bölge, kendi içinde mimari özelliklere sahip, kompakt bir yerleşim yeri olarak kalmıştır.

Suriçi gezimizin ardından Anadolunun en eski camisi olarak bilinen Diyarbakır Ulu camiiyi ziyaret ediyoruz. 639 yılında, Diyarbakır’a egemen olan müslüman Araplar tarafından, Ermenilerden kalan Martoma Kilisesi’nin camiye çevrilmesiyle oluşturulmuş. Cami, 1091’de ilk olarak Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın isteği üzerine, sonrasında da değişik dönemlerde birçok kez onarım görmüş. 1115 yılındaki yangın ve deprem sonrası sütunlarındaki bezemeli taşların hepsi yıkılmıştır.Ulu Cami aynı zamanda, sırasıyla Kabe, Ravza-i Mutahhara, Mescid-i Aksa, Suriye Şam Emevi Cami’den sonra İslam’ın 5. Harem-i Şerifi olarak kabul ediliyor. Bu arada Yahudi inancına göre Kudüs’ten sonraki en kutsal şehirlerden Kalne de burada.

Ardından Osmanlı dönemi valilerinden ezirzade Hasan Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmış olan Hasan Paşa Hanına geçiyoruz. Hasan paşa Hanı iki katlı, avlulu bir han. Ortasında sütunlu ve üstü kubbeli bir şadırvanı da olan han, bugün Diyarbakır’ın en turistik kahve molası noktalarından.

Ardından Diyarbakır Kültür evine doğru hareket ediyoruz. Burası da avlusunda oturup halka karışabileceğiniz bir başka Suriçi konağı. Şimdilerde Diyarbakır Kültür Turizm ve Musiki Derneği’nin evi, dernek faaliyetlerinin yapıldığı, şiir dinletilerinin, canlı Diyarbakır müziklerinin ve Diyarbakır mutfağından lezzetlerin sunulduğu yer.Buradaki programızımızın ardından 1806 yılında bazalt taştan iki katlı olarak inşa edilmiş olan ev 1956 yılında müzeye dönüştürülmüş da Ziya Gökalp müzesine gidiyoruz. Müzede Ziya Gökalp’e ait eşyalar, kütüphanesindeki kitaplar, belgeler, fotoğraflar ve başka etnografik eserler bulunuyor.

 

Öğle yemeği için Diyarbakır merkezdeki restoranımıza geçiyor buradaki molamızın ardından da Adıyamana doğru hareket ediyoruz.

Adıyaman’a geldikten sonra Nemrut dağına çıkmak için servislerimizle Kahta bölgesinde buluşuyoruz.

Nemrut dağında M.Ö. 163 ve M.S. 72 yılları arasında, bu bölgede egemenlik kuran Kommagene Krallığı’nın kralı I. Antiochus, atalarına ve tanrılara minnettarlığını göstermek için krallığının en yüksek dağına anıtsal heykeller ve kendi mezarını yaptırmış. Aynı heykellerden 2 grup var. Bir grup heykel güneşin doğuşunu, diğer grup da batışını selamlayacak şekilde yerleştirilmiş.

Nemrut dağında turumuzu sonlandırıp servislerimize aracımızın olduğu bölgeye doğru hareket ediyoruz.Konya’ya tekrar geri dönmek için yola çıkıyoruz. Muhteşem Gap turumuzun ardından başka bir turumuzda yeniden görüşmek üzere Little & Joy Turizm misafirleriyle vedalaşıyoruz.

 

BU TURUMUZU WEB SİTEMİZDE SATIN ALABİLİRSİNİZ. KREDİ KARTINA TAKSİT İMKÂNINDAN FAYDALANABİLİRSİNİZ.



Giriş Yap